26 Kasım 2014 Çarşamba

Ümit Ünal’dan bir kariyer dökümü

21 yaşında girdiği sinema dünyasında, 25 yıl boyunca senaryolar, filmler, reklam ve televizyon işleri bırakmış olan Ümit Ünal bu çeyrek asırlık süreci bir “orta dönem kariyer” muhasebesi sayabileceğimiz Işık Gölge Oyunları kitabıyla taçlandırıyor. Söyleşileri ve kitabı hazırlayan ise Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Enstitüsü’nde Ümit Ünal filmlerindeki karakterler üzerine doktora tezini hazırlayan Gül Yaşartürk. 


Sanat dünyasına etnografik bakış

Çağdaş sanat özellikle bizim memleket için yeni bir fenomen, ancak tarihine ve dünya çapındaki konumuna baktığımızda dipsiz bir kuyu. Sosyolog ve çağdaş sanat eleştirmeniSarah Thornton da Sanat Dünyasında Yedi Gün kitabıyla bu kuyunun derinliklerine dalıp sanat dünyasının karmaşık yapısını çözebilmemiz için inciler çıkarıyor. Kitap hem ele aldığı konuya derinlikli bakışı ve heyecanlandıran analizleriyle, hem de yazarın daha sonra süreli yayınlara eleştiri yazmayı bırakmasıyla dünya çapında gündem oldu.

Köksüz, ‘babanın yokluğu’nda kök salan başka bir gerçekliğe odaklanıyor

Son dönem Türkiye sinemasının heyecan verici örneklerinden Köksüz hakkında yazdım.

Ve burada...

Gökhan Tiryaki ile Görüntü Yönetmenliği Deneyimleri

Bir Zamanlar Anadolu’daKış UykusuKelebeğin RüyasıDedemin İnsanları gibi son dönemin öne çıkan filmlerinin görüntü yönetmeni Gökhan Tiryaki Mithat Alam Film Merkezi’nin konuğu oldu. 15 Ekim Çarşamba günü düzenlenen söyleşiye yönetmen Erdem Tepegöz moderatörlük yaparken birçok üniversiteden sinema öğrencisi dinleyici olarak katıldı ve Tiryaki’ye merak ettiklerini sorma fırsatı buldu. Görüntü yönetmenliği geçmişini anlatarak söyleşiye başlayan Gökhan Tiryaki İklimler (2006) ile başlayan sinema filmi kariyerinde edindiği deneyimleri çalıştığı filmler üzerinden anlattı.


İstiklal’de Saat Kaç?

Dünya gözüyle Christian Marclay'in The Clock'unu gördüğümüz için heyecanlıydık.

Kim Olduğumuza Kim Karar Verir?

Yıllar önce Saç filmi vesilesiyle konuştuğum Tayfun Pirselimoğlu'yla bu sefer Ben O Değilim filmi vizyona girdiğinde bir röportaj yaptık. İş yine döndü dolaştı varoluş sorunlarına geldi. Röportajımıza buyrun:

Saç filmi röportajımız için de buraya.


3 Haziran 2014 Salı

İstanbullu Rum Sinemacılar

Türkiye’de sinemanın ilk yıllarına gidiyoruz. 1896 yılının kışında, Lumiere kardeşler Paris’te ilk film gösterimlerini yaptıktan henüz bir yıl sonra, İstanbul’da Sponeck Birahanesinde ilk halka açık film gösterimi yapılır ve sinema maceramız başlar. Pera’nın eğlence ve kültür hayatına yeni bir soluk gelir ve Rum sinemacılar bu yeni gelişmeye kayıtsız kalmaz.

Sula Bozis ile yaptığım röportaja buyurun...

Ve şurada (Türk Sineması Araştırmaları sitesi de bu vesileyle hayırlı uğurlu olsun)

Aşağıdaki de Reha Erus pozumuz